Mar

31

Günlerin Dönüşümü

By OsmanTürkmen

Yazmak vardır onun uğrunda,
Bu şarkı bizim olsun denirdi.
Söylenirdik birbirimize,
Sevgimize hep boyun bükerdik.
Bir başka yoluydu bu da yaklaşmanın,
Belki de, sıcaklığıyla bakışmanın.

Söylemek vardır onun için,
Susan sevgiler konuşabilseler.
Çok şey anlatırdı sana,
Yaranın acısını sen de öğrenirdin.
Her gece düşünebilsen sen de yarınları,
Ve gündüz olup, yalnız kalanları,
Bir anlayabilsen!

Mar

31

Gülün İhaneti

By OsmanTürkmen

Ben seni bir akşamda sevmiştim,
Sense bir akşam üstü çekip gittin.
Ben akşamlarda gündüzü ararken,
Sen akşamsız günlerimi zehir ettin.
Ben akşamlarda dalıp giderken,
Sen o akşamlara bile ihanet ettin.

Ve bir akşam üstünün ilerleyen saatleri,
Yani gecenin son hamlesi,
Ay solarken yıldızlar kararmakta,
Mırıldanmakta doğmak için güneş,
Ve henüz…
Son anlarını uyumakta iken insanlar.

Kahrolası gecelerde için için ağlayan ben,
Sen ihanet dallarının kuruyan çiçeği.
Sessizlik kokan yıllarda kaybolan zaman,
Sense geçmişin saklı yüzü,
İlerleyen zamanların yasaklı kadını.
Kimse duymasın ama, senin adını,
Bundan böyle, ihanet koydum.

Mar

31

Gözyaşları

By OsmanTürkmen

Hüzünler geceleri,
Coşkular gündüzleri,
Göz yaşları duyguları anlatır da,
Sevgiyi anlatacak,
hiçbir şey yoktur aslında!
Şu sana yazdığım,
soluk yüzlü,
vuslat kokulu şiirler de olmasa!
Yalnızlığı çoktur çaresizliğin,
Sevmek tamamda,
Ya ayrılık!
Bir de, sensizliğin acısı insana koymasa!

Göz yaşlarında gizlidir birçok şey,
Kimi zaman dışa vurur,
Çoğu zaman içinde kalır her şey.
Yıkılıyorsa evler, deprem olmuş,
Sallanıyorsa dünya, kıyamet kopmuş,
ne fark eder.
Bir senin yokluğun,
Bir de yokluğunda ağlamak,
beni kahreder.

Sevgi;
Hayatın paylaşılması en zor derdi.
Ya bırakılmak,
Ya terk edilmek,
Ötesi unutulmak,
Say ki ölüm!
İki damla göz yaşıdır gülüm.
İki damla!

Mar

31

24 Yaşındaki Yar

By OsmanTürkmen

Keşfedilmeyen bir adasın, dumansız,
Terk edilmekten neyi var ki, zamansız,
Mahşerden çok eksik ama, farksız,
Vicdansız, acımasız ve insafsız.
24 yaşındaki hayalimsin,
Geçemiyorum senden, imkansız.

Düşmanımsın sanki içimdeki,
Tetikçimsin hep peşimdeki,
Belalımsın yanı başımdaki,
Ölümüm, ecelim, failimsin her gece.
24 yaşındaki katilimsin,
Beni öldüren gizlice.

Gözlerimin önündeki perdesin,
Kapadığımda görmek istediğim yerdesin,
Yüreğimi koydum, adın gibi bilmektesin,
Bağırıyor, çağırıyorum söyle nerdesin.
24 yaşındaki sevdiğim,
Evet…
Sevdiğimsin.

Mar

31

Gerçekler

By OsmanTürkmen

İnsan olduk,
Olduk da ne oldu.
Onca yolu,
Tek başına çıkarak yorulduk.

Sevgilerden yoksun,
Hüsranlarla baş başa,
Hezimetlere uğradık,
Yumruklarla kol kola.

Ayaklar altında kaldık,
Umutlarla parladık, ama,
Azar azar karardık.

Çiğnendik sakız gibi,
Şekerliydik bitince,
Tükürüldük rast gele.

Küfürler yedik bilinçsizce,
Ahraz olduk sustuk,
Kaldık tek başına dip köşede.

Film gibiydik,
Son deyip bitecektik.
Ama başka bir film olup,
Yeniden gelmeyecektik.
Çünkü rol yapmıyor,
Gerçekleri…
Gerçek oynuyorduk!

Mar

31

Gelecek

By OsmanTürkmen

Işıksız gittiğim, karanlık yolda,
Düze çıkmak zor olsa gerek.
Dibi görünmeyen bulanık suda,
Bilirsin zordur yüzmek.
Var olmak,
Yada ölmek kadar kolay değil
Kimsesiz, öksüz bir gelecek!

Mar

31

Dört Mevsim

By OsmanTürkmen

Bilir misin, herkes gülerken, ben ağlardım sessizce,
Çaresizlik yaşardım sadece, dört mevsimde.
Baharım heves, yazlarım umut geçerdi hep,
Kışı yaşardım sadece, dört mevsimde.

Uzun geceler geçti ömrümden, ne karanlıktı bilsen,
Yaşarken görememek, düşünürken hissedememek,
Yürürken bile, inan kaçıyordum kendimden,
Acı yaşardım sadece, dört mevsimde.

Hücreye atılmış bir mahkum muyum?
Ölmek kolay mı yaşarken.
Madem ki sevgi yok, öyleyse acıda olmasın,
Çünkü dört mevsimi, yaşamadım hiç ben.

Mar

31

Çocuk Olmak

By OsmanTürkmen

Gecenin ve gündüzün, gün olduğunu bilmezken,
Gözü yaşlı annemi, anlamazdım hiç.
Çünkü, bilinen tek şeydi bilmemek,
Yaşamaktı o günleri, çocuktum ben.

Ağaçlı ormanların içinde, kaybolmak bile,
Zamanı unutup, hayale dalmak bile,
Umutsuz bir güne, umutla bakmak bile,
Yaşamaktı o günleri, çocuktum ben.

Dünü bilmeden yaşamak çok zordu,
O günler bir daha gelmeyecekti.
Hayal etmek bile, sanki yaşamaktı,
Yaşamaktı o günleri, çocuktum ben.

Mar

31

Boş Tren

By OsmanTürkmen

Yağmurlu bir akşamdı,
Bir istasyonun bankında,
Uyuyakalmıştım, ıslanmıştım, üşüyordum.
Sabaha karşıydı,
Bir trenin, ıslak ray gıcırtısıyla,
Hafif bir ürpertiyle,
Kalkmıştım, su olmuştum, titriyordum.
Ölü taşır gibiydi bu tren,
Çok sessizdi, beni ister gibi.
Bomboştu, uzun vagonları,
Tek başınaydım,
Binmek zorundaydım, mecburdum.
Boş tren beni alıp gidecekti,
Ama nereye götürdüğü,
Asla bilinmeyen!

Mar

31

Bizim Öykümüz

By OsmanTürkmen

Yalnızlık korkusundan, karanlık gecelerden,
Bir ses ışıksız yollardan.
Vurulan bir insanın haykırışını andırır.
Kokmuş bir cesedin iğrençliği gibi.
Dinle ne olur,
Umuda akan şelale bizim olsun,
Bekle ki sen geleyim.
İçten sevmeyi bil artık.
Biten o masalların, saçmalığı gibi,
Son olup da, bitmesin bizim öykümüz.