Nis

2

Hayaller Ertelenmez

By OsmanTürkmen

Bir sabah gün ağarırken,
Güneşi seyret ve düşün.
Yarın o güneşi göremeyebilirsin,
Hayallerini erteleme sakın!

Nis

2

Ezberimde Unutulmak

By OsmanTürkmen

Biliyor musun, suskunum bugün,
Biraz da asık duruyor yüzüm,
Gözümün bebeklerine çöktü,
sanki bir hüzün,
Biliyorum…
Biliyorum gideceksin bugün.
Bir daha aramayacağını da biliyorum,
ve dönmeyeceğini.

Unutulmak adına yazılan tüm şiirleri,
şimdi sana ezberliyorum.
ve söylenen şarkıları,
gözlerim kapalı dinliyorum.

Bilmediğim tek şeyi de sen öğrettin bana,
Sevdaların kısa,
Elvedaların ölüm olduğunu.

Nis

2

Sensizlik

By OsmanTürkmen

Sensiz doğan her güneşe seni anlattım,
Belki bir gün duyarsın diye.
Sensiz batan her güneşe elimi uzattım,
Görür de bir gün tutarsın diye.

Nis

2

Eskisi Gibi

By OsmanTürkmen

Bir çocukluk şarkısı,
Bir dünkü masal.
Gün geçtikçe solan,
Minikçe bir, hayal eskisi gibi.

Bir gülünç hikaye,
Bir eski akşam.
Hep karardıkça parlayan,
Umutça bir, yaşam eskisi gibi.

Bir kağıt kupürü,
Bir cananın ismi.
Şimdi anılarda kalan,
İlk aşkımın, resmi eskisi gibi.

Bir küçük nasihat,
Bir tatlı kaçamak.
Sorma şimdi içime dolan,
O günleri,yaşamak eskisi gibi.

Bir ses yavaştan,
Bir titrek meşk.
Hala kendini saklayan,
Taze bir, aşk eskisi gibi.

Nis

2

Yürüyorum

By OsmanTürkmen

Boş sokakların, kaldırım taşlarından,
Yalnızlığa ve sensizliğe yürüyorum.
Hiç unutmadığım, son bakışlarından,
Durmaksızın sana yürüyorum.

Karanlık gecelerin sonundan,
Bak koşmayı da unutmuşum.
Yağmuru dinmeyen yollardan,
Yalınayak sana yürüyorum.

Nis

2

Yetmişinci Gününde Ayrılığın

By OsmanTürkmen

Karalanmış sayfalar gibiyim,
Gündüz yollarda, gece karanlıklarda.
Korkunç düşlerimin katiliyim,
Yetmişinci günündeyim ayrılığın!

Bastırılmaktayım ve de kuşatılmakta,
Daracık günlere sıkıştırılmaktayım hatta,
Geceler bulanık bense ağlamakta,
Yetmişinci günündeyim ayrılığın!

Ölümsüz duyguların, yarım kalan uykuların,
Ne anlamı kaldı ki tüm bunların,
Dün olanların, bugünse unutulmanın,
Yetmişinci günündeyim ayrılığın!

İfade bile alınmadan hüküm giymenin,
Sorgusuz ve sebepsiz ipe götürülmenin,
Sırf duygular yüzünden idam edilmenin,
Allah kahretsin, yetmişinci günündeyim,
Yetmişinci gününde ayrılığın!

Nis

2

Yarınların Kavgası

By OsmanTürkmen

Kaldır kafanı bir bak, gökte seni ne bekler,
Mavi bulut, martılar, ardındaki melekler,
Sen üzülme mutlu ol, yarınlarda neler var,
Kapatma açık kalsın, umut dolu o renkler.

Sis kaplı karşı dağlar, buğulanmış o camlar,
İçimizde kin nefret, korku dolu adamlar,
İlerde gidenler ve geride kalanlar var.
Sararmış yanaklar ve kararmakta duygular.

Yürüyelim sevince, isterseniz koşalım,
Kalleşliği, küslüğü, hep bir elle yıkalım,
Sesimiz çağrı olsun, gün kardeşlik günüdür,
Yarınlarda sevgi var, kavgayı bırakalım.

Nis

2

Yargılanıyorum

By OsmanTürkmen

İnsandım belki,
İnsan olmakla yargılandım.
Bir heves vardı bende,
Onunla yargılandım.

Bir şeyler yapmaya çalıştım,
Belki de yapamadım.
Az da olsa her şeye yaklaştım,
Amaçsızca, yine yargılandım.

Düşüncelerimle suçlandım,
Yaptıklarıma pişman edildim.
Doğrularımla bile ezildim,
Hep yanlışlıklarla yargılandım.

Yuvarlak bir mahkemede,
Onlarca savcıyla,
Yüzlerce şahit içinde,
Habersizce, hep yargılandım.

Boş bir saçmalık,
Hep bir kararsızlık,
Anlamsız bir suçlama ile,
Ömrüm boyunca,
Tipik bir şekilde
Yargılanıyorum!

Nis

2

Yalnızlık

By OsmanTürkmen

Hiç uyumayan bir duygu,
Gerçek bu, yalnızlığın korkusu.
Ne başı belli ne sonu,
Bitmeyen bu, yalnızlığın korkusu.

Düşümde bir kasaba gördüm,
Kimseler uğramaz olmuş.
Birileri görür diye, hızla yürüdüm,
Anlatamadığım bu, yalnızlığın korkusu.

Bomboş bir evin, içinde gibiyim,
Yıllarca aradım, fakat bulamadım,
Başıboş birinin, hayali gölgesiyim,
İçimdeki bu, yalnızlığın korkusu.

Nis

2

Yalnız Gülüm

By OsmanTürkmen

Bir gül gibi duvar dibinde,
Şaşkın bakışında sadeliğin.
Aranan bir umut gibiydin,
Nazlı gülümdün bulunmayan.

Çayırların arasında tek başına,
Bahçesinde dikenleri batarken.
Gerçek olmadın hayalimdin,
Kimi zaman duygularımdın sen.

Gözleri donuk, rengi soluk,
Bitkinliğin, yorgunluğun ifadesinde.
Bulanık bir koydu,
Anlamsızlığın son çelmesinde.
ve yalnız gülüm,
Böyle yaşamaya mecburdu.