dostum
dostum,
bir gün anlayacağım sabrın güzelliğini;
sevgimi söyleyeceğim sabrı tavsiye eden tüm dostlarıma..
bak diyeceğim,niyaz eden erermiş;
“sabredenin mükafatı gerçekten sonsuz imiş;
va’deden latif’tir! anladım…”diyeceğim.
boynum bükülüyor dostum,
nimetin büyüklüğü karşısında mahcûbiyetimden…
boynum bükülüyor bazen de,sabredemediğimden!
suçluluğuma rağmen,
sokuluyorum onun hikmet denizine
aklanmak için; arınmak için…
ama dostum yürek gemimi delmişim kendi ellerimle
sabrı tükettiğim bir günde,
gemim su alsa da cesaret benimkisi..
sokuluyorum sadece kıyılara;
açılamıyorum ufka yakın yere..korkuyorum…
bazen de üşüyorum…
ama biliyorum ki başka deniz yok,
beni varacağım yere ulaştıracak.
dalgaların rotasını çizen “yar” olur bana; lutfeder…
dostum, -hatalarımla- kabul eden yok ki başka…
giden ardına bakmıyor ki…
seven, sevgisini söylemiyor ki;
sevgilisi,varlığını ondan talep edecek diye…
dostum yan(ıl)ma boş yere; kâl değildir sevgi,
hâle yansırsa güzel, yanarsın…yakarsın…varsın yansın!
dostum,
varsın ya, güzellik burada gizli,
yakınlığın veya uzaklığın sözün zahiri
/alemin imtihanı /
varsın ya,
uzaklığın dahi niyazıma vesile ya,
daha ne isteyeyim ki,
istemeli miyim ki,
nasıl istenir kii…
haral06
Leave a comment
You must be logged in to post a comment.