23.10.1972 Ankara (Mamak) doğumluyum. Kırşehir ili, Merkez ilçe, Özbağ kasabası, Kışlapınar (Erevik) köyü nüfusuna kayıtlı bir “Anadolu Türkmen” çocuğuyum.
Ankara Konur sokakta bir SSK hastanesinde ailemin ilk çocuğu olarak dünyaya gelmişim. Onlar çok sevinmiş buna doğal olarak; bense o yılar masum bir bebek olduğumdan tarafsızlığımı koruyarak ve gülerek bakmışım daha yaşanmamış geleceğime (ilkler hep heyecanlıdır hani).
İlkokulu ve ortaokul 1.sınıfı Mamak semtinde, ortaokul 2.sınıftan lise bitimine kadar Sincan’da okudum. Birçok kez yarım kalan üniversite yaşamımdan sadece ukdesi kaldı içimde. Halen Anadolu Üniversitesi A.Ö.F. Halkla İlişkiler öğrencisiyim.
Vatani görevimi İzmir’in Hacılarkırı, Bornova, Gaziemir, Narlıdere, Foça ilçelerinde olmak üzere toplam 19 ayda (uzatmalı olarak) tamamladım.
Askeri düzenden sivil hayata döndüğümde, yukarılarda ve aşağılarda çeşitli görevlerde bulundum. Sonrasında tekrar başladı uzun konulu filmin çekilmemiş sahnelerinde yaşanacak olan hayatın, geride kalan fırtınalı sallantıları.
Kıbrıs dahil Türkiye’de birçok ili gezerek yerel, bölgesel, kültürel ve manevi bir zenginliğe sahip olma şansını elde ettim. Bu esnada ne insanlar tanıdım ve ne yaşamlar gördüm hiç bilinmeyen; ya da görünürden görünmezliğe bırakılan kapalı öyküler hepsi.
İnişli çıkışlı yaşantım bol paralı ve bereketsiz seneleri de; serüvenli yaşamı ve heyecanı da; gençliğin tadını ve bazen umutsuzluğu da; hataları ve onlardan geriye kalan yıkıntıları da sundu bu zaman diliminde.
Her başlangıcın bir sonu olduğu gibi, paranın gücünü ardıma alarak yaşadığım yılların bitimi de zamanla nasip oldu (materyalist ve kapitalist bir nesle doğru yelken açtık, sonumuz hayrola). İşsiz volta attığım Ankara caddelerinde kalan ayak izlerimse yaşantımın bir ara öğünüydü sadece. Yaşam süreci içinde hemen herkesin tadına baktığı, işsizliğin peşinden sırıtarak gelen parasızlık vardı birde…
Gelişmekte olan ülkemin gerisinde kalmamak ve başarılı olmak adına birçok kurs, seminer ve eğitime katıldım. Bilgimi kimi zaman paylaştım, bazen de yalnız kendime sakladım. Bilmediklerimi öğrenmek içinse hep savaştım.
1997 yılında yaptığım izdivaçtan, 1998 yılında Turan adlı bebek merhaba dedi yeryüzüne. 2001 yılında son bulsa da evliliğim, geriye kalan oğlum hayattaki tek variyetim.
Mücerret bir gerçek olan kaderimizi yazmıştı yaradan; bazen müspet bakıyordu yukardan; bazen de menfi yakıp yıkıyordu oradan buradan…
Aynı zamanda şiir, deneme, roman, araştırma, anı, yaşam üzerine çalışmalarım bulunmaktadır.
Bugüne değin 3 kitabım oldu paylaştığım:
- Aşkın Görünmeyen Yüzü – Şiir
- Deniz Manzaralı Yalnızlıklar – Şiir
- Huzuru Ararken… – Tasvir
1989 yılından bu yana “Türk Dili” ve “Türkçe” üzerine etimolojik araştırmalar yapıyorum. Bu konuda ehil insanlardan istifade ediyorsam da, her sene biraz daha battığımı hissediyorum. Umarım birgün hepimizin ortak kullandığı bir Türkçesi olur diye umut ediyorum. Bizde bütün eşraf gibi bazen uydurukça ve yabancı sözcük yerleştiriyoruz dizelerimize ne yazık ki (elit katman cahil sanmasın diye) J
Ayrıca 1.76 cm boyunda, 76 kg ağırlığında kahverengi gözlü (gözlüksüz), siyah beyaz saçlara sahip (kel olmayan) takım elbise giyip kravat takmayı (çoğunluğun aksine) çok seven biriyim.
Yaşamı boyunca hiç sigara ve alkol kullanmayan, meşrubat içmeyen, kıraathaneye gitmeyen, kumar oynamayan, gece hayatı olmayan, spora, doğal yaşama ve doğaya aşık (halk ağzıyla ot gibi) biriyim.
Benimde çok sevdiğim uğraşlarım, inançlarım ve insanlarım var. Onlardan bazıları;
* koşmayı (köyde köpek kovaladığı zaman)…
* yürümeyi (işsiz geçen zamanlar için idman)…
* geziyi (paranın güçlü kollarında)…
* sohbeti (aç susuz her daim elzemim)…
* şiir yazıp okumayı (Allah’ın verdiği bir yetenek işte)…
* müzik dinlemeyi (hüzünde ilaç, neşede doping, acayip etkili)…
* aşkı (yakalarsam bırakmayacağıma söz verdiğim)…
* annemi ve babamı (onlarsız bir yaşam düşünemiyorum)…
* oğlumu (yaşamanın öteki adı o)…
* köyümü (büyükşehir denen insansız kentlere inat)…
* Türk Milletini ve Türk Soyunu (peygamberin övdüğü necip ırktan geldiğim için şükrediyor ve oğuz soyuna layık olmaya çalışıyorum)…
* vatanımı (hadiste buyrulduğu üzere vatan aşkının imandan olduğuna inanarak )…
ve…ve…ve…tabii ki tatlıyı (bir numara kaymaklı ekmek kadayıfı) çok severim. Tatlının benim midemde (eğer varsa bende mide) ayrı bir yeri var.
Annem babam hariç, horanta toru topu 3 kardeşiz. Birinci ben, ikinci diğeri, üçüncüsü de öbürü…J
Halen Ankara Merkeze 35 km uzaklıkta, 600.000 nüfuslu, kozmopolit insan yığınının içi içe yaşadığı Ankara’nın Sincan ilçesinde ikamet etmekteyim.
S a ğ l ı c a k l a …